force into - Turco Inglés Diccionario

force into

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "force into" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Phrasals
force into v. zorlamak
Here, they are forced into sex trafficking and drug smuggling activities.
Burada seks kaçakçılığı ve uyuşturucu kaçakçılığı faaliyetlerine zorlanıyorlar.

More Sentences
General
force into v. sığdırmak

Significados de "force into" con otros términos en diccionario inglés turco: 50 resultado(s)

Inglés Turco
General
date of entry into force n. tarihi neşri
date of entry into force n. yürürlüğe giriş tarihi
bring into force v. yürürlüğe koymak
put a law into force v. kanunu yürürlüğe koymak
enter into force v. geçerlilik kazanmak (yasa vb)
enter into force v. yürürlüğe girmek
come into force v. yürürlüğe girmek
come into force v. yürürlük kazanmak
be brought into force v. yürürlüğe konmak
be brought into force v. yürürlüğe alınmak
force into marriage v. zorla evlendirmek
put into force v. yürürlüğe koymak
Phrasals
force somebody into something v. birini bir şeye zorlamak
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) sokmak
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine itmek
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) tıkmak
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine düşürmek
force (something) into (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine doğru zorla itmek
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) zorla sığdırmak
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine girmek zorunda bırakmak
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) itmek
force (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine zorla sokmak
Colloquial
force into a corner v. (kişiyi) köşeye sıkıştırmak
Idioms
bring into force v. işlerlik kazandırmak
bring into force v. yürürlüğünü sağlamak
put something into force v. bir şeyi yürürlüğe sokmak
put something into force v. bir şeyi yürürlüğe almak
put something into force v. bir şeyi uygulamaya koymak
bring (something) into force v. (bir şeyi) yürürlüğe koymak
bring (something) into force v. (bir şeyi) uygulamaya sokmak
bring (something) into force v. (bir şeyi) etkin/geçerli hale getirmek
bring (something) into force v. (bir şeye) işlerlik kazandırmak
Trade/Economic
entry into force n. yürürlüğe girme
the entry into force of the contract n. sözleşmenin yürürlüğe girmesi
enter into force v. yürürlüğe koymak
Law
entry into force n. yürürlüğe girme
provisional entry into force n. geçici olarak yürürlüğe girme
put into force v. yürütmek
come into force v. yürürlülüğe girmek
constitution came into force expr. anayasa yürürlüğe girdi
Politics
after the entry into force n. yürürlüğe girmesini takiben
after the entry into force n. yürürlüğe girmesinden sonra
entry into force n. yürürlüğe girme
entry into force n. yürürlüğe giriş
come into force v. yürürlüğe girmek
put into force v. yürürlüğe koymak
entry into force v. yürürlüğe girmek
this regulation shall enter into force on expr. bu tüzüktarihinde yürürlüğe girer
this regulation shall enter into force on expr. bu tüzük tarihinde yürürlüğe girer
Military
entry into force n. yürürlüğe giriş